Cts, Eki 31, 2020

SENDİKAMIZ TÜM KÖY SEN


TÜM KÖY-SEN – TÜM ÜRETİCİ KÖYLÜLER SENDİKASI
Bayındır Sok. 15/8  KIZILAY / ANKARA          

Tarım Türkiye’nin önemli bir sorunu ve toplam nüfusun yüzde 30’unu istihdam etmektedir. ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinde tarım üretimi, küçük üreticinin değil kapitalist tarım işletmelerinin yönlendirdiği bir sektör durumundadır. Bizde ise tarımsal üretim orta ve az topraklı köylünün yani küçük üreticilerin faliyet alanıdır. Bu nedenle tarım alanında ki gelişmeler ailesiyle birlikte milyonlarca üreticiyi ilgilendirmektedir.

Bugün geldiğimiz noktada AB ülkeleri ve ABD bir taraftan ihtiyaçları olan tarım ürünlerinin ucuz temini için ülkemizi arka bahçeleri gibi görürken diğer taraftan da, teknolojik gelişmeler ve kendi ülkelerinde tarıma uyguladıkları destekler sonucu, artan ürün fazlalığını eritmek içinde iyi bir pazar olarak görüyorlar.

40 yıldır ülkemize tarıma yönelik desteklerin kaldırılmasını dayatan ABD ve AB kendi tarımlarını da koruyacak bütün önlemleri aldılar. Kendileri ithalatı sınırlandırıp, gümrük duvarlarını yükseltip, çiftçilerine düşük faizli kredilerle destek olurken bize tam tersini dayattılar.

Dünya 50’li yıllarda olduğu gibi tarım ülkeleri ve sanayi ülkeleri olarak bölünmüş değildir. Çünkü sanayi ülkeleri aynı zamanda tarım ülkesi olarak ta geliştiği için artık eski tarım ülkeleri, tarım, hayvancılık vb. alanlarda bu gelişmiş ülkelerin pazarı durumuna düşmüşlerdir.

Buğdayda, pancarda, pamukta, tütünde ve bütün ürünlerde fiyatın ve ekim politikasının belirlenmesi şunu açıkça göstermektedir. Uluslar arası tekeller, ülke tarımını bütünüyle çökertmeye yönelmişlerdir. IMF ve Dünya Bankası (DB), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) bu çökertme işini Emperyalist ülkeler adına planlayan ve dayatan kurumlar olarak başroldedir. Yoksul topraksız köylüler ve küçük üreticiler saldırı politikalarından en fazla etkilenen kesimdir.

Türkiye’de tarım sorunu Emperyalist kapitalist sisteme karşı mücadeleye açıkça bağlıdır. Bu mücadelenin dayanaklarının tarımla uğraşan çok geniş bir üretici köylü kesimi olduğu ortadadır. Bu kesim gelinen noktada IMF ve onun politikalarına karşı tepkilidir. Enerji, maden arama ve kirli sanayi politikaları, gıda şirketlerinin karlarına kar katsın diye hayatımıza, tarlamıza, mutfağımıza sokulmaya çalışılan GDO′lu ürünler, yerel tohum çeşitlerinin tohum kanunu ile yasaklanması ve tohumun sertifikasyonu adı altında patentlenerek şirketlerin malı haline getirilmesi üretici köylülerle, tüketicileri aynı sorunlarla karşı karşıya bırakıyor. Sorunlarımız ortak ve aynı merkezlerden planlanarak karşımıza çıkmaktadır. O zaman mücadelemizi de ortaklaştırmalıyız.  TÜR KÖY SEN’le başlayıp TÜM KÖY SEN’le devam eden geçimlik tarım yapan üretici köylülerin örgütlenme mücadelesi bu düşüncelerle ortaya çıkmıştır.

Trakya bölgesi köylüleri bu tartışmayı ilk yürüten ve harekete geçen köylüler oldular. Köy Koop ve ziraat odası yöneticileri, 10 köy muhtarı ve farklı il ve ilçelerin köylerinden pek çok üretici köylünün çağrısıyla Trakya Üretici Köylü kurultayı çalışmaları başlamıştır. Aylarca süren kurultay çalışmaları sonucunda Kırklareli, Edirne, Tekirdağ illerine bağlı 400 köy dolaşılarak toplantılar yapılmış ve kurultaya köyden temsilci olarak katılacak isimler belirlenmiştir. Kasım 2000’de Trakya Üretici Köylü Kurultayında bir araya gelen yaklaşık 500 köylünün kararıyla köylülerin sendikalaşma çalışmaları başlamıştır.

Sendika kurma hakkının Anayasa ve uluslar arası sözleşmelerden kaynaklı bir hak olduğu belirtilerek kurulun TÜM KÖY SEN, İç hukukta köylü sendikası kurulabileceğine ilişkin bir düzenleme olmadığı gerekçesiyle kapatılmak üzere açılan iki davayı da kazanmıştır. Kazanılan mahkeme kararının bir üst mahkeme olan Yargıtay’dan onanarak gelmesi sonucu üretici köylülerin sendika kurmalarının önündeki engel kalkmıştır. Böylece 2004 yılında kurulan sendikamızın ancak 2011 yılında sendika olduğu mahkeme kararıyla da resmen kesinleşmiştir. Uzun yıllar süren hukuk mücadelesi süresince genel merkezimize açılan davalarda gerekçe gösterilerek kapatılan yirminin üzerinde şubemizin yeniden kurulması için üretici köylüler içindeki çalışmalarımız sürmektedir.   

Ülkemiz üretici köylüsü sahibi olduğu topraklarda mevsim koşulları elverdiği sürece hem hububat, hem sebze, meyve aynı zamanda da hayvancılıkla uğraşmaktadır. Bu nedenle sendikamız bütün üretici köylüleri tek sendika çatısı altında oluşacak il yada ilçelerdeki şubelerde birleştirerek örgütlemeyi tercih etmiştir.

TÜM KÖY SEN Türkiye’nin ilk köylü sendikasıdır.

Özellikle son otuz yıl içerisinde gelişmiş emperyalist ülkelerin, tarım ürünlerini pazarlayabilecekleri alanları yaratma ihtiyaçları artmıştır. Bu nedenle az gelişmiş yada gelişmekte olan ülkelerin tarım politikalarına IMF, Dünya Ticaret Örgütü ve Dünya Bankası gibi kurumların dayatmaları ve o ülkelerdeki işbirlikçi iktidarlar eliyle müdahale ederek ülke tarımlarını büyük bir hızla yok oluşa sürüklemişlerdir.

Tarımsal üretim açısından yıllar önce kendi kendisine yeten ülkemizde, artık tarım sektörü adeta bitme noktasına getirilmiş, gıda güvenliği ve gıda güvencesi sorunu kapımızı çalmıştır. Coğrafi konumu itibariyle ürün çeşitliliği bol olan ülkemizde bilerek uygulanan bu yanlış politikalar nedeniyle hububat, pamuk, şeker pancarı, tütün, çay, zeytin, fındık…. yetiştirilemez yada masrafını bile karşılamaz hale getirilmiştir.

Hayvancılık AB’nin inisiyatifine bırakılarak, et ithalatının önü açılmıştır. Gümrük duvarlarının düşürülmesi tarım ürünleri girişini kolaylaştırırken, arka arkaya yapılan et ithalatı ülke hayvancılığını tehdit eder duruma gelmiştir.

Bütün ezilmişliğine ve hor görülmüşlüğüne rağmen yaklaşık milyonlarca üretici köylü ve ailesi, şu yada bu partinin oy deposu olarak görülmüş, hemen hiçbir sorunu gerçekçi bir çözüme ulaştırılmamıştır. Üyesi oldukları birlik ve odalarda konumları ve yapıları gereği sorunları çözme noktasının çok uzağında durmaktadırlar.

Gelinen noktada üretici köylünün kendi işine, ekmeğine, toprağına, ülke tarımına ve bağımsızlığına sahip çıkmada, kendi gücünü ortaya koymada dik duracağı, cesur davranacağı bir sürece girilmiştir.

Bu bilinç ve sorumlulukla hareket eden TÜM KÖY SEN ;

Üretici köylülerin doğrudan söz sahibi olduğu,

Tarım politikaları üzerine söz söyleyebilen,

Fikir üretip o politikaların belirlenmesinde dolaysız rol oynayan,

Taban fiyatın belirlenmesinde taraf olan,

Köylülük içindeki bölünmüşlüğü yok etmek üzere bilinç sıçraması yaratarak,

En geniş köylüyü kendi çıkarları ve talepleri temelinde bir araya getirebilen bir örgüt olma kararlılığıyla büyümekte ve çoğalmaktadır. Tabandan filizlenerek örgütlenmesini sürdüren köylülük için merkezi ve güçlü bir sendikal hareketi de oluşturma yolunda ilerlemektedir.

Milyonlarca insan, tarım genel başlığı altında toplayacağımız alanda, çalışmakta ve bu alanda gerçekleşen üretimle geçimini sağlamaktadır.

TÜM KÖY SEN üretici köylünün emeği, tarlada, bahçede, merada değer bulsun, ürünler gerçek değerinde satılsın diyen ve çiftçinin alın teri kurumadan karşılık bulsun diyen üretici köylülerin kendisidir.

Ayrıca, toplumun bu kadar büyük bir kesimini oluşturan üretici köylüler ile bu alanda çalışanların tümü, hiçbir sosyal güvenceye sahip olmadan çalışmakta ve yaşamlarını sürdürmektedir.

Üretici köylülerin ortak çıkarlarını korumak üzere TÜM KÖY SEN’in kurulması ile ülkemizdeki köylülük kendilerini demokratik yollarla ifade edebilecekleri bir araca, ses ve isteklerini yöneticilere duyurabilecekleri sosyal bir baskı grubuna kavuşmuşlardır.

KÖYLÜYÜ ETKİLEYEN HER KONUSU TÜM KÖY SEN’İN FALİYET ALANINA GİRER

Tüm yasaklama ve kapatmalara rağmen çalışmalarına devam eden sendikamız bu güne kadar bir taraftan mahkemelerle uğraşırken aynı zamanda yeniden yeniden örgütlenmeye çalışmakta mitingler, toplantılar, paneller düzenlemektedir. Köylerde daha bilinçli tarım için neler yapılmalı konularında eğitim vermekten, dayanışma gecesi düzenlemeye kadar birçok iş çalışma alanımız kapsamındadır.

TÜM KÖY SEN bu mücadele içinde yukarıda saydığımız sorunların yanı sıra üretici köylülerin yaşadığı köylerde yol, su, sağlık ve eğitim gibi konular başta olmak üzere aşmaya çalıştığı bütün sorunlarda birleşerek mücadele edilmesi için çaba ve güç harcayan bir örgütlenmedir.

Topraksız köylünün topraklandırılması konusunda da mücadele eden sendikamız bu konuda da köylülerin mücadelesini sahiplenmiş ve onları örgütleyerek toprak ağasına karşı birleşmelerini sağlamıştır. Bu çalışma kapsamında toprak mücadelesi veren topraksız köylülerin Ankara’da bir ay boyunca Abdi İpekçi Parkında geceli gündüzlü oturma eylemlerini örgütlemiş ve diğer sendika ve kitle örgütlerinin köylülerle dayanışmasını sağlayarak mücadelenin büyümesini sağlamıştır.

Atıklarını akarsuya bırakan termal kaplıcanın kirlettiği su nedeniyle toprağı kirlenen pancar üreticisi köylüler,

Aldığı krediyi ödeyemediği için Traktörü elinden alınan köylüler,

Jandarma eğitim alanı olması nedeniyle otlak yolu kapanan besiciler,

Kayısı taban fiyatının artırılmasını isteyen kayısı üreticileri,

Zeytin fiyatına isyan eden köylüler, yanlış hesaplanan dara miktarları için Marmara birliğe yürüyen zeytin üreticileri,

Yolu yapılmayan fıstık üreticisi köylüler,

Fındığı ve çayı maliyetin bile altında elinden alınan çay ve fındık üreticisi köylüler,

Merası özelleştirilen, suyu elinden alınan, sulamada kullandığı elektriğin ödeyemediği faturası nedeniyle hacze uğrayan üreticiler,

Ürettiği şeker pancarının polar primi ödenmeyen köylüler gibi binlerce köylü sorunlarının çözümü için sendikası TÜM KÖY SEN’le birlikte mücadele etmiştir. Sıraladığımız bu sorunların bazılarında kısmi bazılarında ise tam başarı elde ettiğimizi söyleyebiliriz. 

Türkiye’de kurulan ilk köylü sendikası olan TÜM KÖY SEN yükselen çevre mücadelesine köylülerin katılımı ve öznesi olmasını önemsemektedir. Üretici köylülerin tarımını, toprağını, suyunu ve geleceğini savunmak için yaşam alanlarını ve yaşamı savunmak üzere mücadele de yer alması için çalışmalar yürütmektedir.

Son Haberler

Gıda krizi riski büyüdü (2) | Suçlu virüs mü, çözüm nerede?
Gıda krizi riski büyüdü (1) | Suçlu virüs mü, çözüm nerede?
Çay Üreticisi Mağdur Edilmesin!
Göstermelik değil gerçek destek istiyoruz
Korona krizinden çıkıp, kıtlık krizine girmeyelim.
Tüm Köy Sen ve MEÇEP’ten kurultay: Sorunlar ortak mücadele de ortak olmalı
Tüm Köy Sen: Tarım politikası değişmedikçe, üretici hep mağdur olacak
Hatay Erzin’de üreticiler kurultay yapmaya karar verdi
Dersim’deki kurultaydan çağrı: Tarım, hayvancılık ve çevre mücadelesi birlikte olmalı
Tüm Köy Sen: Fidan dikme kampanyası yapanlar ormanların yok edilmesine olanak tanıyor
Malatya’da Çevre ve Tarım Kurultayı düzenlendi: Üretici için çare sendikalaşmak
Tüm Köy Sen köylülerle bir araya geldi: Sorunlar ortak, birlikte mücadele şart
Burhaniye’de tarım ve çevre paneli: Bize nefes borusu şart
Tüm Köy Sen Tarım Çalıştayı bildirgesi: Tarımın çökertilmesine seyirci kalmayacağız
Tüm Köy Sen’den maden açıklaması: Zehirleniyoruz, tarım arazileri yok oluyor
Fındık üreticileri tepkili: Fiyat maliyetinin de altına düşürüldü
Malatya’da kayısı üreticileri tartışıyor: Kooperatifleşmeye gidilmeli